Denizcilik sektörü; yük ve yolcu taşımacılığı, deniz sporları, liman hizmetleri, gemi inşa sanayi, deniz turizmi ve canlı ve cansız doğal kaynakların üretimiyle bir endüstri alanı, ticaret ve hizmet koludur. Denizyolu taşımacılığının temel elemanları ise deniz araçları ve limanlardır. Dünyamızın dörtte üçünün sularla kaplı olması denizyolu ulaşımının önemini artırmaktadır. Ulaştırmanın bir bütün olması nedeniyle ulaşım türleri; ülke hedefleri, gereksinimleri ve potansiyelleri ile örtüşecek şekilde birbirinin rakibi olmadan işlevlerini yerine getirmelidir. Ulaşım türlerinin birbirini besleyecek ve tamamlayacak şekilde bütünleşmesi gerekmektedir. Birden fazla taşıma türünün entegrasyonuyla yapılan ve artan bir hızla yaygınlaşan kombine taşımacılıkta birim yük kavramı ile konteyner ve Ro-Ro taşımaları artmaktadır. Buna bağlı olarak eskiden limandan-limana olan taşımacılık anlayışı alıcıdan satıcıya direkt teslim şekline dönüşmüştür.

Temel amacı, ülke kalkınmasının ve ekonomik ve sosyal hedeflerinin gerektirdiği hizmeti, denizde can ve mal güvenliğini sağlayarak yapmak olan denizyolu ulaşımı, bu amacı gerçekleştirirken uluslararası kurallara uymakta, çevreyi olabildiğince temiz tutmakta ve Avrupa Birliği politikalarıyla uyum sağlamaktır.

Türkiye, üç tarafının denizlerle çevrili olmasının da etkisiyle deniz ulaşımı bakımından çok elverişli şartlara sahiptir. İstanbul ve Çanakkale boğazları stratejik konumları itibariyle deniz ulaşımının önemini artırmaktadır. Yolcu ve yük trafiği bakımından Türkiye’nin en büyük ithalat limanı İstanbul limanı, en büyük ihracat limanı ise İzmir limanıdır. Mersin limanı ise yükleme ve boşaltma kapasitesi bakımından ikinci sırada gelmektedir. Türkiye’deki kıyıların tamamı dünya denizleriyle bağlantılıdır. Bu olumlu şartlar liman ve iskelelerin yurt içi ulaşımın yanı sıra, yurt dışı deniz taşımacılığının da gelişmesine katkıda bulunmuştur.

Ayrıca Türkiye Avrupa, Ortadoğu ve Orta Asya arasında bir köprü görevi görmektedir. Türkiye coğrafi avantajı sebebiyle, Cebelitarık boğazı ile Atlas okyanusuna, Süveyş kanalı ile Arap Yarımadası ve Hint Okyanusuna, Türk boğazları ile Avrasya ve Uzakdoğu’ya uzanan bir ulaşım ağının odak noktasındadır.

Denizyolu taşımacılılığında sadece yolcu taşımacılığı veya araç taşımacılığı yapan ve kullanım özelliklerine göre farklı boyut, hız ve teknik özelliklerde araçlar bulunmaktadır. Ayrıca deniz ulaşımının bazı dezavantajları bulunmaktadır. Deniz ulaşımında kullanılan araçların kıyıya yanaşması ve manevra kabiliyetlerinin kısıtlı olması, kalkış aralığını genişletmekte ve bu durum saatlik taşıma kapasitesinin düşmesine neden olmaktadır. Diğer ulaşım türlerine göre ilk yatırım maliyeti çok yüksek ve hız açısından daha yavaştır.

Denizyolu ulaşımının avantajları şu şekilde sıralanabilir.

a) Yakıt tüketimi bakımından en avantajlı ulaşım türüdür ve araçlar uzun yıllar
kullanılabilmektedir.
b) Hız faktörünün önemli olmadığı ve düşük değerli ürünlerin kullanılmasında
avantajlıdır.
c) Değişken maliyetleri oldukça azdır ve sanayi hammaddesini oluşturan yükleri
bir seferde büyük miktarlarda taşıma özelliğine sahiptir.
d) Limanlar aynı zamanda bir lojistik dağıtım merkezi niteliğindedir.
e) Uluslar arası ticaretin en önemli unsurudur ve ülkeler arası sınır aşımı problemi
yaşanmamaktadır.

Kategoriler: Ulaşım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir