Genel anlamı ile ulaşım; bir yerden bir yere gidiş-geliş veya insanın, eşyanın ya da mal ve hizmetlerin bir yerden başka bir yere hareket etmesini ifade etmektedir (Baytar 2014,s.6). Ayrıca ulaşım, bir ülkede hızla büyüyen kentli nüfusun günlük faaliyetlerini yürütmek amacıyla gerçekleştirdiği yük ve yolcu hareketlerini kapsamaktadır.

Türk Dil Kurumu’nun (TDK) Genel Türkçe Sözlüğünde “ulaşım; ulaşma işi, bir şeyi bir yerden başka bir yere aktarma”, ulaştırma; “insanların, malların, haberlerin ulaşmasını sağlayan işlerin ve araçların tümü” olarak tanımlanmıştır.

Ülkelerin gelişmişlik düzeyinin göstergesi olan ulaşım, insan ve eşyaların bir yerden başka bir yere aktarılmasını, bunu sağlayan araçlar ise ulaşım sistemlerini ifade etmekte ve bu kavramlar insanlık tarihi kadar eskiye dayanmaktadır. Tarihsel süreç içerisinde ulaşımın yapıldığı mekânlar, kullanılan araçlar ve bu araçların bir araya gelerek oluşturdukları sistemler çok büyük bir genişliğe ve çeşitliliğe sahiptir.

Ulaştırma ise insanların, malların, haberlerin ulaşmasını sağlayan işlerin ve araçların tümü olarak tanımlanmaktadır. Sanayi devriminin ardından nüfus hareketleri ve şehirleşmeye bağlı olarak gelişme gösteren ve başlarda hayvan ve insan gücüne dayalı olarak ortaya çıkan ulaştırma kavramı, daha sonra deniz, rüzgâr, akarsu gibi unsurlar da eklenerek geliştirilmiştir.

Ulaştırmada amaç, kentte yaşayan insanların sosyal, ekonomik ve kültürel isteklerine yönelik ulaşım ihtiyaçlarının uygun şartlarda karşılanmasıdır. Kentlerde yaşayan insanların hızlı, güvenli, konforlu ve temiz ulaşım sistemlerine olan ihtiyaçları dolayısıyla insanlara alternatif ulaşım sistemlerinin sunulması gerekmektedir. Bu sistemlerin seçiminde ise, bulunulan yerin arazi yapısı ve söz sahibi yöneticilerin tavırları etkili olmaktadır.

Ulaştırma, içeriği itibariyle çok yönlü bir kavramdır. Ekonomik yönü itibariyle üretim ve tüketim arasında köprü görevi görerek üretim-tüketim olanaklarının yaratılması ya da iyileştirilmesini, ölçek ekonomilerinin yaratılmasını ve bölgesel uzlaşma ya da iş bölümünün geliştirilmesini sağlamaktadır. Bu nedenle ulaştırma kavramı, insan ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, zaman ve yer bakımından yarar sağlayacak şekilde insanların ve malların yer değiştirmesi hizmeti olarak değerlendirilmektedir. Sosyal yönü itibariyle, insan ve insan gruplarının özellikle kırsal alanlardan kent merkezlerine olmak üzere yer değiştirmesini içermektedir. Politik yönü itibariyle ulaşım, geniş bir alanın tek bir merkezden yönetilmesini, yasaların bir alan üzerindeki her noktada eşit uygulanmasını sağlamakta ve ulaşım teknolojileri ülkesel sosyo-ekonomik yapıyı etkilemektedir. Çevresel yönü itibariyle ise; doğanın genel olarak kirlenmesine neden olmaktadır. Ayrıca ulaştırma sistemi ile ekonomik gelişme ve bu gelişmenin biçimi arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır

Kategoriler: Ulaşım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir