Kentiçi ulaşım terimini daha iyi anlamamıza yardımcı olması için kentiçi ulaşımın tarihsel gelişimini gözden geçirmemize fayda vardır. İlk defa uluslararası ulaşım konferansı 1909’da Amerika Birleşik Devletleri’nde yapıldı. Yirminci yüz yıllın başlarında gelişmiş ülkelerde bile kavşak köprü vb. başka ulaşım altyapılarında meydana gelen tıkanıklarda geçici ve basit çözümler getirmektir. Ulaşım yapısı, doğru arazi kullanımı ve aralarındaki uyumu gibi çok kapsamlı projeler 1950 yıllarında yapılmaya başlamıştı. Bu dönemlerde Avustralya, İngiltere ve Kanada ülkeleri de bu gibi çalışmalara başlamıştı. 1950-1960 yıllarda ise düzenlenen ‘klasik model’ adında kentsel ulaşım planlama bir nazım plan sunmak için geleceğe yönelik rasyonel kararlar alındığı bir süreçtir (Özalp 2008). Sonraki dönemlerde bilgisayar ve teknolojinin dünya insanlarının hayatına girmesiyle modelleme, analiz, kavramlar ve problem çözmeler çok daha kolaylaşmıştı. Artık klasik bakışları geriye bırakmaya başlamış aynı zamanda yalnız çözüm olmadığına ve birden fazla çeşitli çözümler olduğu anlaşılmıştır. Yapılan kapsamlı araştırmalar ve çalışmalarda raylı sistem yatırımların karşılaştırılmasında raylı sistemin her coğrafi koşullarda kullanışlı ve ekonomik olmadığını aynı zamanda trafiği kısmen rahatlatsa da ne trafik sorunlarını ne de çevre sorunlarını çözümünde tam olarak başarılı olamadığı anlaşılmıştır.

İngiltere’de 1991’de yapılan ‘Transport: The New realism’ konferansından sonra artık ulaşım sorunlarının çözümünde anlık çözümler basit tekniklere kalmadı insan faktörünün önemle düşünüldüğü, talep nedenlerini belirlendiği çok kapsamlı araştırmalar gerekliliği tespit edilmişti. Aynı konferansta ulaşım sorunlarının tüm yönetim faktörlerine dikkat edilmesi öneminden bahsedilmiş ve ulaşımın türleri arasındaki tutarlılığını önemi belirtilmişti.

Günümüzde kentiçi ulaşım planlamasına bakıştaki değişimi şu iki cümle en iyi şekilde özetleyecektir; Artık talebe cevap vermeye odaklanan geleneksel yaklaşımın yerine talebi yönlendiren sürdürülebilir ulaşım planlaması yaklaşımı gündeme gelmiştir (Acar, 1998). Ulaşım sorunlarının çözümünde yüksek maliyetli büyük ulaşım yatırımlarının tek başına yeterli olamayacağı, bunun yanında trafik yönetim ve işletme önlemlerinin alınması gereği de tartışılmaktadır.

Kentiçi ulaşım sorunlarının en önemli nedenlerden biri ekonominin gelişiminin, artan nüfusun ve teknoloji olanakların çerçevesinde toplu ulaşım sistemi yerinde daha konforlu ve hızlı olan özel araçlarıyla seyahat etmeleridir. Toplu taşıma-yolcu ilişkisi iktisattaki arz-talep ilişkinin aynısıdır. Ulaşım talebini toplu taşıma vasıtasıyla giderilmesi isteniyorsa gerçekleşmesi için önemli adımlar atılmalı; toplu taşımada konfor artırma, güvenlik geliştirme, doğru ücretlendirme, İstanbul Metrobüs örneği gibi toplu taşıma araçları için özel yol ayarlanması gibi düzenlemelerle toplu taşımayı daha cazip hale getirecek planlı önlemler alınmalıdır.

Kentiçi ulaşımın amacı; kentlerdeki hacim ve nitelikteki ulaşım ihtiyaçlarını uygun olarak karşılamak, gelecekte tahminlere göre kentsel gelişmeye alakalı amaçlarla uyumlu ulaşım sisteminin planlaması ve gerçekleştirmesidir. Büyük kentlerde ulaşım sisteminin kent organizma dolaşım sistemi gibidir. Bu sistemdeki sorunların çoğu da organizmadan kaynaklanır, başka bir ifadeyle kentin kendi yapısıdır.

Genel olarak kentlerde iki tür artan ulaşım isteminden söz edilebilir. Birinci tür; içinde yönetsel, ticari, kültürel vb. etkinliklerin sürdüğü kent merkezinde başlayıp ve son bulan ulaşım istemidir. İkinci tür ise, çevresel yöreler ve ikinci merkezler ile ilgili ulaşım talebidir.

Kentlerde hızla artan ulaşım taleplerine karşı kentiçi dolaşım ve ulaşım sistemi ve bu sisteme hizmet vermekte olan altyapı yetersiz olunca ulaşım sorunlarını doğurur. Bilhassa gelişmekte olan ülkeler ve kentlerde toplu taşıma sistemine bağlı bir toplumun olmasına karşın toplu taşıma sistemleri yetersiz kalmakta; bundan dolayı şehirlerde minibüs, dolmuş gibi ara toplu taşıma araçların kullanımı zorunlu olmuştur. Özellikle son yıllardaki özel otomobil sayısının artışından duran ve hareket eden araçlar için taşıt alan ihtiyacı gündeme gelmiştir insan sağlığını ve durmadan yükselen ve tehdit eden hava kirlenmelerine vesile olmuştur diğer yandan ise yüksek maliyeti olan petrol tüketimi büyük bir problem olmaktadır. Bundan dolayı yeni ulaşım sistemi ve altyapılarının kurulması için yüksek maliyetler vasıtasıyla karşılaşılmakta, kaynak temininde dar boğazlar meydana gelmektedir.

Kentiçi ulaşım sorunları çoğalmasının başka bir unsuru da ülke, bölge ve kent çapındaki planlar, politikalar ve uygulamalar gibi etkenlerin de payı büyüktür. Bir genel çerçeve içinde kentiçi ulaşım sorunlarını üç ana başlık altında toplayabiliriz.

1. Trafik sorunları
2. Çevre sorunları
3. Ekonomik sorunlar

Kategoriler: Ulaşım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir